Mobil wap chat sitemizden yararlanabilmek için lütfen Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.
Ziyaretçi Defteri
* ASMİNN
20.10.2016 00:51herkese hayirli geceler biri beni burdan silebilir mi
* ASMİNN
20.10.2016 00:47İşte bir ses geçiyor sıkıntıdan  Baksam pencerede yağmur da var,  Hani saçlarını ya da göğsünü  Çok ince bir hüzünle bezeyen.  Oyuncaklar da var yalnızlıktan  Bir parkta ölümü güzel kılar,  Hani sarmasıkça uzandığın yatakta  Durmadan aşıladığım sana.  Hayır yaşamıyor suda o balık,  Bir yanıltı daha çiçek aldığım.  Herkesin bebeği var odalarda  Ölüme ve daha sıkılmak için.  Uzayan sakalım sabaha kadar  Uçup giden bir kuş koynundan,  Belki yanında bile olmadım.  Eğildiğin sular da yalan  Salınıp duran gemilerle aldanma.  Demiyorum hiç mi olmasın kokun, o yatak.  Ben umutsuzluğun domino taşı  Şimdi açım, suskunum bak.  Hele bir çağırsın kanın türküsü  Hele bir kıpırdasın kumsalda  Ağları ve renkli balıklarıyla halk,  Silâh tutarım dağlarda.  Bu oda emanet, hadi uzan,  Şimdi ellerim de çok nazlı  Bir karanfille kanar.  Sunduğum bu yalnız, çocuk ülke,  Bak, gece de göğsümde çok ağır,  Şaşkın değilim ama silahımı yitirdim.  Gelsin leylâkların açma zamanı  Mümkün silâhımı halkımla bulmak.  Hadi uzan özlemim kadar,  Bulutlar gidiyor, şimdi işim  Çoğaltıp gölgeleri kullanmak 
* ASMİNN
20.10.2016 00:45Bir çığlığın içinde yakalıyorum seni  Kaç kez İstanbulsu,  Parıldayan, ışıtan, yakan bir alev gibi.  Üstünde uzun, pis, yalnız sokakların yağmuru..  Odaların, merhabaların, gülücüklerin sıkıntısı  Tramvayların, ****urların sıkıntısı  Yitmiş aşkların, yitecek aşkların  Aynı vazoların, aynı öğütlerin, aynı yasakların sıkıntısı.  Yakalıyorum, öpüyorum, avutuyorum.  Karanlık etini kemiriyor,  Vaktimiz kısa,  Düşlerimizi kolluyorlar durmadan  Durmadan kovuşturuyorlar  Mendilimi ıslatıp alnına koyduğum  Suyundan içtiğimiz hayat çeşmeyi,  Yalnız geceler boyu uzanan kadını bakırlarda  Durmadan horluyorlar  Geyiğim, saklım benim  Bakma arkana, ne olur, aldırma  Onulmazlığımızdan büyük yapılar kurduk  Horlandıkça aşkımız, derya.  Vaktimiz kısa,  Karıncalara, rüzgarlara, sulara dokunmak  Uyanan toprakları bilmek gerekiyor.  Ormanlar görmüş dolunayın tılsımını  Ağlamayı unutmadan  Dövüşmeyi bilmek  Tırnaklarınla tutunmayı bilmek gerekiyor  Sağılandığımızı, kollandığımızı bilmek gerekiyor  Kapa tunç, kapılarını gece  Soğuktan, kırgın, parasız milyon kişi.  Geyiğim, saklım benim,  Ölüm dayanmadan kapıya  Sev, öp, yitir beni 
* ASMİNN
20.10.2016 00:44Bir yalnızlık büyütürdüm saksıda  kalandı çok eski günlerden  bir bana yetsin, hıncımı arttırsın  aşkımı pekiştirsin diye sevince.  Günüydü, gelip durdu hüznümün önünde  gidilmemiş bir saklı deniz sandım.  Kıpırdamazdı yapraklar geceyle  tüketirdi çiçeği, kuşu sevdiremeyen konyak  bana neydi gülmeler, şarkılar  otobüs durakları, alandaki kalabalık  geldi durdu, alana merhaba dedim.  Bir göz bozgundur yerine göre  vururdu pencereme rüzgâr,  ben hep öyle bir gözdüm  çığlığını kendine saklayan.  Düş kurmazdım, beklemezdim şurda burda,  çiçek demetleri, bisikletler geçmezdi  apansız geliverdi sokağıma.  Hıncım bana kalsın gayrı  sen yalnızlığımı götür.  Bana çay demlemeyi öğret  elimi yüzümü yıkamayı,  ağzıma rakı koydurma.  Hıncım bana kalsın diyorum  çünki ben bu kenti kendimde büyüttüm  bir barbarın vahşi ateşiyle,  çünki yapılarının taşında onulmazlığım  çünki şarkılar kanımın bedeli.  En sevdiğim kelimeler gibisin  örneğin öfke gibi  hani bir zamanlar  dağda ve sokakta açan.  Örneğin umut gibi  günde, gecede yitip durduğumuz  zeytin dalını dal eden.  Örneğin aşk gibi  denizlerin üzerinde yürüten.  Örneğin kavga gibi  yüreğimi sıkı, saçlarımı kara tutan  kayaları yumuşatan kavga gibi.  Denizler benim kadar kıpırdayamaz  bak şimdi parklardayım  bir çocuğun menevişli gözlerinde.  Hüzünleri bırakmanın günü  günü çığlığı olmak dünyanın,  hüznümü iki kat ediyor ama  gecede alnıma dayalı alnın. 
* ASMİNN
20.10.2016 00:42Usandım taş basması günler yaşamaktan  yalnızlığımı büyütüyorum korkunç  yani bağırmak sana sulardan.  Her gün yeniden ölmek  elinden karanlık adamların  yalanla, ekmekle, silahla.  Üstümüze bakarken çağlar  her çocuk başı okşadığımız  suçlu bizmişiz gibi  büyüyor avcumuzda.  Gözlerinde bile  deniz dibi gözlerinde ölüler  askerler ve gemiciler halinde.  İhtiyar yüreği toprağın  buğdayı, elması  korkuda.  Suskunluğum, utancım büyük  sıkıntım kara.  Gel dağıt mavini  kör kuyular uykuma. 
..234412344223443..24438 |
Geri
yabanguluchat.com © 2025 TURKUAZ
yabangulu1139@gmail.com